<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dekadanizm arşivleri - Servet-i Fünun Dergisi</title>
	<atom:link href="http://www.servetifunundergisi.com/etiket/dekadanizm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.servetifunundergisi.com/etiket/dekadanizm/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 10 Feb 2019 23:09:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Musahabe-i Edebiye</title>
		<link>http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-edebiye-74/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=musahabe-i-edebiye-74</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Safa]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Feb 2019 22:58:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Telif Edebiyat Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Dekadanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sembolizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.servetifunundergisi.com/?p=33727</guid>

					<description><![CDATA[<p>-36- “Servet-i Fünûn’a yazı yazmak benim gibi âcize-i kalem için gittikçe güçleşiyor. Bu güçlüğün derecesini şimdi anladım. Çünkü edebiyat ile az çok tevaggül edenler için “Musahabe-i Edebiye” serlevhası altına yazı</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-edebiye-74/">Musahabe-i Edebiye</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">-36-</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“</span><i><span style="font-weight: 400;">Servet-i Fünûn</span></i><span style="font-weight: 400;">’a yazı yazmak benim gibi âcize-i kalem için gittikçe güçleşiyor. Bu güçlüğün derecesini şimdi anladım. Çünkü edebiyat ile az çok tevaggül edenler için “Musahabe-i Edebiye” serlevhası altına yazı yazmak kadar kolay şey olamazken deminden beri yazacak pek çok mütalaalar varid-i hatır olduğu halde bakınız daha üçüncü satırdayım. Bir zamandır bu kürsi-i hitabete çıkanlar o kadar talakat, o kadar ihata gösterdiler, öyle nutuklar, öyle mütalaalar irat ettiler ki artık benim için yakın bir noktadan haftada bir kere o mütalaaları dinleyip, istidadım derecesinde istifade etmekten başka yapılacak şey kalmamıştı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir yerde mi okumuş, birinden mi işitmiştim bilmem: Vaktiyle bir kadın, zevcine ikide birde: “Sen edip, âlim, feylosof bir zatsın. Senin gibiler mehafil-i edepte nutuklar irat eder, alkışlanır. Şan, şöhret kazanır. Ben seni ne zaman öyle bir mevki-i hitabette görüp iftihar edeceğim?” dedikçe adamcağız lisanında lüknet olduğundan, kendisinde hırs-ı şöhret olmadığından bahis ile itizar edermiş. Bir gün kadının son derece ısrar ve ibramı üzerine bir mecma-ı üdebada hitabete mahsus olan kürsüye çıkar. (&#8230;)</span></p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-edebiye-74/">Musahabe-i Edebiye</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Musahabe-i Edebiye</title>
		<link>http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-edebiye-75/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=musahabe-i-edebiye-75</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Safa]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Feb 2019 23:07:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Telif Edebiyat Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Dekadanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sembolizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.servetifunundergisi.com/?p=33731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkes muntazır: Bakalım, bu âlim-i âdem neler söyleyecek? Edebiyata müteallik, na-şenide ne fikirler beyan edecek? Hatipte ses yok! Ne söyleyeceğini, nereden tutturacağını bilemiyor. Hatta bildiğini de kürsüye çıkar çıkmaz, halkı</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-edebiye-75/">Musahabe-i Edebiye</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Herkes muntazır: Bakalım, bu âlim-i âdem neler söyleyecek? Edebiyata müteallik, na-şenide ne fikirler beyan edecek? Hatipte ses yok! Ne söyleyeceğini, nereden tutturacağını bilemiyor. Hatta bildiğini de kürsüye çıkar çıkmaz, halkı etrafta kendi nutkuna muntazır görür görmez büsbütün unutmuş, donakalmış. Dakikalar geçiyor, binlerce gözler evzaına nigeran, binlerce kulaklar hıbal-i hanceriyesinin ihzarından çıkacak esvata müterakkip. Derken bir ses, fonograflı heykelden çıkar gibi derinden gelir bir ses kürsü üzerinden şöyle akseder:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kabahat bende değil beni zorla buraya çıkaran facirededir. Ey cemaat! Siz bugün yalnız şu rezaletime sebep olan refikamdan mufarakâtıma şahit olmak üzere buraya toplanmış oluyorsunuz. İşte bu kadar. Hatip sürekli kahkahalarla alıklaşarak çekilir gider.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şimdi şu hikayeyi nakle ne lüzum vardı? Bu haftanın Musahabe-i Edebiye’sini ben kendi arzum ile deruhte ettim. Bana bu kârı teklif eden olmadı. Lisanımda lüknet de yok. Aciz olmak başka, dilsiz olmak başka, öyle değil mi? Her ne ise biraz da ben söyleyeceğim. Çünkü istifade yalnız dinlemekle olmuyor. Söylemek de lazım. İnsan fikrini söylemeli ki hatasını anlasın.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Servet-i Fünûn</span></i><span style="font-weight: 400;">’un münderecatı hakkında birçok itirazlar görüyorum, işitiyorum. Şiveye, kaideye muhalif ifadeler nerede olursa olsun tahtie olunur. Hataya hata demek hata değildir. Fakat bu itirazlar o kadar yolsuz irat ediliyor ki hepsine birden hiç demek bence bu gazetenin münderecat-ı nefisesine tariz etmekten yüz kat haklı, bin kat hayırlıdır. İnsaf edelim. Şiveye, kaideye muvafık yazılmış pek çok eserlerin hiçbir şey olmadıklarını görüyoruz. Hele edebiyatta kusursuz çirkine kusurlu güzel her zaman tercih olunur. Ne olursa olsun, birine çirkin birine güzel demek tabiidir. Evet, Hüseyin Cahit Bey’in:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Bizi karşı karşıya bulunduracak her şeyden ziyade korktuğum hatta feci bir neticeyi bile ona tercih ettiğim gülünç bir telakki vücuda getirebilecek tesadüften çekiniyorum.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İfadesinde zaaf-ı telif yahut muhalefet-i şive olmakla bu cümlenin dâhil olduğu makaleyi hiçe saymak garezsiz olamaz. (…)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">26 Şubat 1313</span></p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-edebiye-75/">Musahabe-i Edebiye</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
