<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Latin arşivleri - Servet-i Fünun Dergisi</title>
	<atom:link href="http://www.servetifunundergisi.com/etiket/latin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.servetifunundergisi.com/etiket/latin/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Feb 2019 08:52:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Romanlara Dair</title>
		<link>http://www.servetifunundergisi.com/romanlara-dair-3/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=romanlara-dair-3</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Cahit [Yalçın]]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Oct 2018 23:17:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Telif Edebiyat Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Baba Grandet]]></category>
		<category><![CDATA[Gaye-i Hayalî]]></category>
		<category><![CDATA[Harpagon]]></category>
		<category><![CDATA[Hikâye]]></category>
		<category><![CDATA[İdeal]]></category>
		<category><![CDATA[Latin]]></category>
		<category><![CDATA[Realizm]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatkâr]]></category>
		<category><![CDATA[Tefeci Gobseck]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.servetifunundergisi.com/?p=30367</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8211; 2- Edebiyat, Haric-i Edebiyat Mehmed Rauf’un “Bizde Hikâye” makalesini okumuş bir zat romanların hiçbir kayıt ve şarta tabii olmayacakları hakkındaki beyanatına dikkat ederek bana: “Öyle ise Haydut Montari ve</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/romanlara-dair-3/">Romanlara Dair</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; 2-</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Edebiyat, Haric-i Edebiyat</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mehmed Rauf’un “Bizde Hikâye” makalesini okumuş bir zat romanların hiçbir kayıt ve şarta tabii olmayacakları hakkındaki beyanatına dikkat ederek bana: “Öyle ise </span><i><span style="font-weight: 400;">Haydut Montari</span></i><span style="font-weight: 400;"> ve emsali kitaplara da </span><i><span style="font-weight: 400;">Mai ve Siyah</span></i><span style="font-weight: 400;"> gibi roman diyeceğiz?” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vakıa bugün roman tabiri-i umumiyesi altında maatteessüf böyle muhtelif asar cem ediliyor. Ancak biz romanı edebiyatın bir kısm-ı mahsusu olmak üzere telakki ediyoruz. Vukuat-ı zaptiye jurnallerini, birtakım masalları bahsimizden hariç bırakıyoruz. Bunlar bu </span><i><span style="font-weight: 400;">Gürcü Kızı</span></i><span style="font-weight: 400;"> hikâyeleri, kış gecelerinde vakit geçirmek için çoluk çocuk arasında ihtimal ki okunur ve bunda bir beis görülmeyebilir. Fakat çoluk çocuk eğlencesi olmayacak, böyle bir isnat muharriri için mucib-i şayan olacak eserler de vardır ki bunların hepsi de roman olmak, eser-i edebî olmak iddiasındadır. Şu halde edebiyatın hududunu gösterecek, edebiyat ile haric-i edebiyatı tefrik ve tayin edecek olursak bu ahlı ve ehli, iniltili gürültülü birçok matbu matbu kâğıtlar layık oldukları mevkilerinde kalmış olur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(…)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/romanlara-dair-3/">Romanlara Dair</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Romanlara Dair</title>
		<link>http://www.servetifunundergisi.com/romanlara-dair-4/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=romanlara-dair-4</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Cahit [Yalçın]]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Oct 2018 23:35:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Telif Edebiyat Eleştirisi]]></category>
		<category><![CDATA[Baba Grandet]]></category>
		<category><![CDATA[Gaye-i Hayalî]]></category>
		<category><![CDATA[Harpagon]]></category>
		<category><![CDATA[Hikâye]]></category>
		<category><![CDATA[İdeal]]></category>
		<category><![CDATA[Latin]]></category>
		<category><![CDATA[Realizm]]></category>
		<category><![CDATA[Roman]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatkâr]]></category>
		<category><![CDATA[Tefeci Gobscek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.servetifunundergisi.com/?p=30374</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Gaye-i hayalî”, her sanatkâra göre değişmek tabiidir. İşte bu sebepledir ki Mehmet Rauf “Roman için şart tasavvur olunamaz.” demişti. Sanatkârlar ırk, fikir ve terbiyece muhtelif olabileceklerinden aynı şeyden tabiidir ki</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/romanlara-dair-4/">Romanlara Dair</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">“Gaye-i hayalî”, her sanatkâra göre değişmek tabiidir. İşte bu sebepledir ki Mehmet Rauf “Roman için şart tasavvur olunamaz.” demişti. Sanatkârlar ırk, fikir ve terbiyece muhtelif olabileceklerinden aynı şeyden tabiidir ki muhtelif surette müteessir olurlar. Binaenaleyh aynı şey hakkında her sanatkâr ayrı bir tabiat-ı temyiz ile başka bir eser-i nefise meydana getirir. Latin şairlerinden Pelot [Plautus] fakir ve hasis bir adam tasvir etmişti. Molyer [Moliere] aynı şahsı aldı, Harpagon’u zengin-i hasis irae eyledi. İki asır sonra hasis modeli Balzak’ın [Honoré de Balzac] elinde Baba Grande’yi [Grandet], murabahacı Gobsek’i [Gobseck] vücuda getirdi. Bütün romanlarda tiyatro piyeslerinde birbirlerini seven bir erkek ile bir kadın görülür. Şekspir’den [Shakespeare] Dikıns’a [Charles Dickens], Madam Dolafeyet’ten [Madame de La Fayette] Jorj Sand’a [George Sand] varıncaya kadar bu âşık ve aşıke çifti ne muhtelif şekillerle zuhur etmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(…)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">16 Teşrinievvel 313  </span></p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/romanlara-dair-4/">Romanlara Dair</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
