<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaz arşivleri - Servet-i Fünun Dergisi</title>
	<atom:link href="http://www.servetifunundergisi.com/etiket/yaz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.servetifunundergisi.com/etiket/yaz/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 10 Feb 2019 15:30:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Levha: Yaz Akşamı</title>
		<link>http://www.servetifunundergisi.com/levha-2/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=levha-2</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Servet-i Fünûn]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2017 16:51:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Görsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Levha/Tablo]]></category>
		<category><![CDATA[Akşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.servetifunundergisi.com/?p=23470</guid>

					<description><![CDATA[<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/levha-2/">Levha: Yaz Akşamı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/levha-2/">Levha: Yaz Akşamı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Postası</title>
		<link>http://www.servetifunundergisi.com/istanbul-postasi-30/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=istanbul-postasi-30</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[[Ahmed İhsan]]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Sep 2018 16:28:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğlence/Meşgale]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İçtimaiye]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul'dan Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[Karnaval]]></category>
		<category><![CDATA[Kış]]></category>
		<category><![CDATA[Mart Dokuzu]]></category>
		<category><![CDATA[Odeon Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.servetifunundergisi.com/?p=28401</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz geliyor diye sevinmekteyken Mart dokuzu, öteden beri afak-gir olan şöhretini ispat eyledi, bir ayda alışmış olduğumuz latif hava ayın tam dokuzuna müsadif pazar günü birdenbire bozuldu. Geceden beri devam</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/istanbul-postasi-30/">İstanbul Postası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Yaz geliyor diye sevinmekteyken Mart dokuzu, öteden beri afak-gir olan şöhretini ispat eyledi, bir ayda alışmış olduğumuz latif hava ayın tam dokuzuna müsadif pazar günü birdenbire bozuldu. Geceden beri devam eden yağmur ziyadeleşti, rüzgâr semt-i şimalden kemal-i bürudatla vezan olmaya başladı. Müsaide-i eyyamı görerek o pazar için kararlaşmış teferrüc-i sahra-perveraneler kâmilen geri kaldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vakıa bu haftaya gelinceye kadar havalar o kadar iyi gidiyordu ki İstanbul’umuzun civarında bütün ağaçlar çiçeklerini açmış, çayırlar zümrüt gibi yeşermişti. Bu nevbahar haric-i şehre çıkanlara hakkıyla ihata eyliyordu. Hatta cuma günü –bir aralık havanın zevk ve rengini ihlal eden kesif sise ehemmiyet vermeyerek– biz bile bir kır gezmesine çıkmış, bir arkadaşın sayfiye-i taharriyatına yardım ediyormuşuz gibi Kadıköy’den Çamlıca’ya doğru bir gezinti yapmıştık. İlkbahar güneşin inikas-i hayat-bahşasiyle hararetlenen vücudumuz yeniden hayat buluyormuş gibi başka bir zindelik his eyliyordu. Arkadaşlarım Acıbadem, Çamlıca, Tophanelioğlu taraflarında köşk ararken yanları sıra ben zümrüdin çayırlar üstünde atılane dolaşıyor, irat olunan suallere, güzel havadan istifadeye çalışarak havalı cevaplar veriyordum. Hâlbuki şu satırları yazarken dışarıda hükümferma olan Mart dokuzu fırtınasının şematet-i hevl-nakıyla düçar haşyet olan kulaklarım yaza değil kışa ait sözler dinlemek istiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Beş altı oyun vermek üzere şehrimize gelip bu hafta İzmir’e doğru hareket eden “Josse- Koklan” tiyatro kumpanyasında meşahir-i müellifinin tertib-gerdesi eserleri dinlemek görmek arzusu da bizi iki defa Odeon Tiyatrosu’na sevk eyledi. Bu kumpanyanın geleceğinden geçen haftaki musahabemizde bahsetmiştik, yalnız Koklan namıyla iki sanatkâran meyanında bulunan zat-ı meşhur Koklan’ın akrabasındanmış, yoksa asıl kendisi değilmiş. Gördüğümüz oyunların birincisi Marsel Prevo’nun [Marcel Prevost] “Nimbagerler”i  ikincisi Hanri Milhak’ın [Henri Meilhac] “Fro-fro”suydu [Frou-Frou]. Birinci piyesin romanını biliyordum, oyununu seyredince koca muharririn iktidar-ı edebiyesini alelhusus hissiyat-ı nisvaniyenin teşrihindeki maharetini hakkıyla teslim eyledim. Tevekkeli Marsel Prevo’ya kadınlar müellifi demiyorlar…</span></p>
<p>(&#8230;)</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/istanbul-postasi-30/">İstanbul Postası</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Musahabe-i Fenniye</title>
		<link>http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-fenniye-169/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=musahabe-i-fenniye-169</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[M. Sadık [Mahmut Sadık]]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Feb 2019 15:26:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fen]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tıp/Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çamur]]></category>
		<category><![CDATA[Fare]]></category>
		<category><![CDATA[Maymun]]></category>
		<category><![CDATA[Renkler]]></category>
		<category><![CDATA[Ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[Veba]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.servetifunundergisi.com/?p=33631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elvan hakkında tetkikat &#8211; Sahne-i tabiat &#8211; Tabiatın elvan-ı dil-firibi &#8211; Renklerin hissiyat-ı beşeriyeye tesiri &#8211; Tesir-i maddi ve manevi – Bila-tetkik itiraz &#8211;  İtiraza cevap &#8211; Ressamlara nasihat &#8211;</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-fenniye-169/">Musahabe-i Fenniye</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Elvan hakkında tetkikat &#8211; Sahne-i tabiat &#8211; Tabiatın elvan-ı dil-firibi &#8211; Renklerin hissiyat-ı beşeriyeye tesiri &#8211; Tesir-i maddi ve manevi – Bila-tetkik itiraz &#8211;  İtiraza cevap &#8211; Ressamlara nasihat &#8211; Yaz geliyor &#8211; Sokakların tozu çoğalıyor &#8211; İstanbul’un çamuru ve tozu &#8211; Hindistan’da veba &#8211; Farelerden mi şikâyet, maymunlardan mı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Musahabeye bir renk vermek için değil belki hikmet-i tabiiye erbabının yeniden yeniye ortaya birtakım tetkikat koyduklarını gördüğümüz için renkten bahsetmeye mecbur oluyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fakat yalnız fen ve marifet vadisinde değil, şu son zamanlarda havza-i edebiyatta da bahis olunuyor. Bu bahis hala devam ediyor. İşitmiyor değiliz. Bazı ihtisasat-ı beşeriyeye bir renk vermek, hayal gibi ümit gibi ihtisasat-ı beşeriyenin en renginlerini tasvir eden üdebanın elvandan istiare etmesini, bu latif hislere bir renk vermesini hoş bulmayanlar var. Hatta bunu edebiyat-ı cedide diye beğenmedikleri, beğenmedikleri cihetleri de tayine muktedir olmadıkları bu cereyan-ı tabiiye, bu ahenk-i terakkiye set çekemedikleri halde yine itirazlara fasıla vermiyorlar. (…)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-fenniye-169/">Musahabe-i Fenniye</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Musahabe-i Fenniye</title>
		<link>http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-fenniye-170/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=musahabe-i-fenniye-170</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[M. Sadık [Mahmut Sadık]]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Feb 2019 15:30:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fen]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tıp/Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çamur]]></category>
		<category><![CDATA[Fare]]></category>
		<category><![CDATA[Maymun]]></category>
		<category><![CDATA[Renkler]]></category>
		<category><![CDATA[Ressam]]></category>
		<category><![CDATA[Tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[Veba]]></category>
		<category><![CDATA[Yaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.servetifunundergisi.com/?p=33634</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hissiyat-ı beşeriyeyi tetkik eden üdeba, psikolojinin âlimi olmak lazım. Elbet bunlar da elvanın tesirat-ı maneviyesini anlamışlar, tetkik etmişler bu idrake, bu tetkike göre hissiyatı tasvir eylemişler. İnsan elvanın tesiratından azade</p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-fenniye-170/">Musahabe-i Fenniye</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hissiyat-ı beşeriyeyi tetkik eden üdeba, psikolojinin âlimi olmak lazım. Elbet bunlar da elvanın tesirat-ı maneviyesini anlamışlar, tetkik etmişler bu idrake, bu tetkike göre hissiyatı tasvir eylemişler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan elvanın tesiratından azade olmak mümkün müdür? Hayat ziya ve hararete mütevakkıftır. Ziya-yı şemsin afiyet-i beşeri bâdi olduğunu bugün herkes biliyor. Ziya girmeyen yere tabip girer” sözünün şümulünü herkes anlıyor. Ziya-yı şemsin ise birtakım renklerden mürekkep olduğu malumdur. Bu renkleri hâsıl eden şuaat-ı ihtizazatın derecesine göre bu cilveyi gösteriyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(…)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Havanın elvan-ı latifesi nazarımıza şevk veriyor. Sokakların tozları da gözlerimize dolarak acı acı yakıyor. Letafet-i havayı ihlal ediyor. Bizi müteezzi kılıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul’un çamuruyla tozu çok defa musahabeye, münakaşaya zemin olmuştur. Fakat kış gelince birine yaz gelince diğerine koşuyoruz. Bunları da mevasimin icabat-ı tabiiyesinden olarak telakki ve kabul ediyoruz. (&#8230;)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Amerikalı’nın biri de sokakların tozundan dumanından meskenleri muhafaza etmek çaresini düşünerek meskenlere havanın nüfuz edeceği yerlere tecdid-i hava için açılmış olan menfezlerin, bacaların medhaline pamuk konulmasını, bu pamukla havanın tozu toprağı celp ve cezp edilip içeriye saf ve temiz hava salıverilmesi tedbirini gösteriyor. Hatırları kalmasın ama biz burada ne ağzımıza tel kafes geçirip gezebiliriz ne de evlerimizin delik deşiğini pamukla tıkamak elimizden gelir. Tozu yutar gideriz, mütevekkil oluruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">(…)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tozu toprağı da yabana atmamalı. Bu yüzden birtakım illetlerin sirayet ettiği sabittir. Hele ilel-i sariyenin esbabı mikroplar olduğu meydana çıktıktan sonra tozdan topraktan hazer etmemek mümkün değil. Mikropların şerrinden korkmamak da kabil olamaz. Bu yakınlarda Hindistan’da şiddet kesbeden vebanın bir mikroptan ileri geldiği ve insanlar arasında bu kadar tahribata sebep olduğu düşünülürse mikrop korkusu daha ziyade artar. Bu meyanda bir iki haftadan beri vefiyat bini geçmeğe başlamıştır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bundan evvel illetin farelerden zuhura geldiği ve bunlar vasıtasıyla öteye beriye nakil edildiği söyleniyordu. Fakat bu defa erbab-ı tetkik bu meyanda vebanın bu derece kesb-i şiddet etmesine maymunların sebep olduğunu ileriye sürüyorlar. (…)</span></p>
<p><a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com/musahabe-i-fenniye-170/">Musahabe-i Fenniye</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="http://www.servetifunundergisi.com">Servet-i Fünun Dergisi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
