';
354. Sayı / 1. Sayfa

Miladi Tarih: 23 Aralık 1897

Rumi Tarih: 11 Kânunuevvel 1313

2. Sayfa
2 Yazı
Bir Osmanlı Zabitinin Afrika Sahra-yı Kebir’inde Seyahati ve Şeyh Senûsî ile Mülakatı

[Gazetemiz Tarafından Bir İfade]

Yaveran-ı hazret-i padişahiden ve piyade miralaylarından Şamlı Azimzade izzetlü Sadık El-Müeyyed Beyefendi 1311 senesi şehr-i Eylül’ünde Bingazi İskelesi ve Sahra-yı Kebir tarikiyle Afrika’nın ta içerilerinde vaki Kufra nam vahaya izam buyurularak mahall-i mezkûrda zaviye-nişin reşadetlü Şeyh Senûsî hazretleriyle mülakat ve şeyh-i müşarünileyh hazretlerine taraf-ı eşref-i cenab-ı mülukâneden ihsan buyurulan hedayayı teslim eylemişti. Sadık El-Müeyyed Beyefendi 1302 senesinde dahi yine Afrika’da böyle bir seyahat icra ederek, Cağbub cihetlerine bi’l-azime, o zaman Cağbub’da ikamet eden Şeyh Senûsî Efendi hazretleriyle bir daha mülakat etmiş olduklarından havali-i mezkûredeki müşahedat-ı mühimmelerini ve hasıl eyledikleri malumatı zaman-ı seyahatte kaydettikleri hatıratla mezc ederek güzel bir seyahatname vücuda getirmişler ve eser-i mutena-bahalarının Servet-i Fünûn’umuzla neşrine lutfen müsaade etmişlerdir. Bu bapta Sadık Beyefendi biraderimize bilhassa arz-ı teşekkürat ederek işbu nüshamızdan itibaren seyahatnamenin neşrine ibtidar eyliyoruz.

(…)

Sadık El-Müeyyed Beyefendi biraderimiz seyahat vakalarının güzel bir de haritasını tanzim etmiş olduklarından, renkli olarak tanzim ve tab edilen işbu haritayı kariben gazetemizle neşredeceğimiz gibi seyahate müteallik birtakım resimleri ve sahib-i seyahatin bir kıta tasvirini de derç eyleyeceğiz. Sadık El-Müeyyed Beyefendi’nin resimleriyle tezyin-i sahife olunduğu zaman mir-i mumaileyhin pek eski mektep refikleri olan sahib-i imtiyazımız tarafından muharrir-i seyahatin mezaya-yı askeriye-i ilmiye ve fenniyeleri izah edileceğinden şimdilik tatvil-i makale hacet görmedik.

Arz-ı Şükran

Bugün eydi-i erbab-ı mütalaaya takdimine muvaffak olduğum bu seyahatname taraf-ı eşref-i hazret-i padişah-ı efhamiden uhde-i kemteraneme lutfen tevdi buyurulan bir hizmet-i müstevcibü’l-mefharet sayesinde meydana gelmiştir. Zaten bu abd-i kemterin esas-ı tahsil ve malumatı ve hayat ve saadeti o velinimet-i bi-minnet-i azam ve efhamın saye-i lutf ve atıfetinde meydana gelmiş ve hasıl olmuş olmakla gerek eser gerek müessir doğrudan doğruya padişah-ı bende-perver ve şehinşah-ı kemalat-güster efendimiz hazretlerinin ebediyen minnettar ve şükür-güzarlarıdır. Binaenaleyh kemal-i ubudiyet ve rıkkıyet ile ediye-i hayriye-i cenab-ı hilafet-penah-ı azamiyi bir daha tekrar ederek seyahatnamemize şüru eyliyorum.

Medhal

1311 sene-i Rumisi Eylül’ünün on dokuzuncu Salı gecesiydi ki üç gün sonra Dersaadet’ten infikâk etmek ve Bingazi’nin cihet-i cenubisinde ve oradan takriben bir aylık bad ve mesafede, Sahra-yı Kebir’in vasatında kâin Kufra’ya gitmek üzere emir aldım. İşbu uzun yola lazım gelen tedarikât-ı seferiyeyi düşünmekle bütün geceyi geçirdim. Gözüme hiç uyku girmedi. Münasebeti geldikçe beyan edileceği üzere 1302 senesinde Bingazi’nin cenub-i şarkisinde kâin ve oradan yirmi gün bad ve mesafede vaki olup Şeyh Muhammmed El-Mehdi Es-Senûsî’nin postnişin-i tarikat ve takva bulunmuş olduğu Cağbub (Avrupalıların Cerbub namıyla haritada gösterdikleri) mahale azimet ve avdet eylemiş bulunduğumdan ve o vakit havali-i mezkûreye kesp ve vukuf etmiştim.

(…)

(Mabadı var)