';
479. Sayı / 6. Sayfa

Miladi Tarih: 17 Mayıs 1900

Rumi Tarih: 4 Mayıs 1316

5. Sayfa
2 Yazı
7. Sayfa
2 Yazı
Aşka Dair

4

Flörtler [*]

[*] Fransızcadan.

Âşık ile metres arasında bundan evvel tarif ve izah edilen münasebet-i âşıkanenin ekseriya bir harp, yürüyüşleri, ricatları, hezimet-i katiye ve katliamıyla bir harp olduğu kabul edilirse cinseyn arasında birtakım küçük harpler, çok ziyan vermeyen, yalnız hud’a ve oyundan ibaret olan harpler de vardır ki buna “flört = flirt” namı verilir. Bu İngilizce bir kelimedir ki, zannederim, Fransızlar daha ziyade kullanıyorlar. Flört kelimesi üç manaya gelir; mesela metresiniz size: “Flört beni eğlendiriyor”, yahut “Ben biraz flörtüm” yahut filancayı “kıskanmayacaksın ha, o benim flörtümdür” der ki bu “aramızda neticesiz ve hafif bir muaşaka vardır” demek olur. Alelade ecnebi salonlarında erkeklerin güzel kadınlara temellük ve mülazemetlerine “kur” dedikleri malumdur; işte flört bu mülazemetin daha ilerlemişidir. Bu bir nevi muaşakadır ki, erkek de kadın da neticesiz kalacağını, sade bir aşk oyunu, meftuniyet oyunu oynadıklarını bilirler.

(…)

Esmar-ı Matbuat

8

Almanya’nın terakkiyat-ı ticariye ve sınaiyesi – İngiliz konsoloslarının raporları – Almanların esbab-ı refaheti – İmparatorluk, teşkilat-ı askeriye, usul-i himaye – Sulh ve serbesti-i mübadele – Terbiyenin tesiri – Fennin temin ettiği menafi – Ticaret mektepleri –Elsine-i ecnebiye – Seyyar ticaret memurları – Almanların münasebat-ı ticariyedeki tarz-ı hareketleri – Mister Coe Çembırleyn [Joseph Chamberlain]– Hayat-ı siyasiyesi – Nutukları – Tabiatı.

İngiltere’nin  her noktasından Almanya’nın rekabet-i ticariye, sınaiye ve sarrafiyesine karşı garaz ve hasetle meşbu bir sesle şikâyetler, telehhüfler yükseliyor; bu sedalar kendi vicdanlarına hitaben: “Almanya Sadova’dan, Sedan’dan, İmparatorluktan evvel sanayi, ticaret, maliye nokta-i nazarından ne hâldeydi?” sualini irat ile şu cevabı ita ediyorlar: “Alat ve edevat-ı hadidiye için fabrikalarımıza, mahsulat-ı mamule için imalathanelerimize, elbise için mensucatımıza, baharat-ı mekulât ve emtia-i ecnebiye için antrepolarımıza, nakliyat ve ticaret için gemilerimize, istikrazat ve muamelat-ı saire-i ticariye ve sarrafiye için banka ve borsalarımıza… Hasıl-ı kelam her şeyde bize muhtaç, bizim müşterimiz, ticarette bizim tâbimizdi. Sadova, Sedan, İmparatorluk onu bu kayıttan kurtardı. Siyaseten en büyük devlet olan Almanya tacir, fabrikacı, sermayedar sıfatıyla da büyük oldu. Bugün muzafferiyetinin semeratını iktitaf ediyor.

(…)