';
349. Sayı / 11. Sayfa

Miladi Tarih: 18 Kasım 1897

Rumi Tarih: 6 Teşrinisani 1313

10. Sayfa
3 Yazı
12. Sayfa
2 Yazı
Denizde Sürat

İllüstrasyon [L’Illustration] ceride-i musavveresinin dün İstanbul’a gelen nüshası tüccar sefainin adedi ve sürati nokta-i nazarından bundan yirmi otuz sene evvel Fransa pek ileride iken şimdi gayet geri kaldığını, Almanların bu hususta İngilizlere bile galebe eylediğini itiraf ederek Almanya’da “Norddoyçer” [Norddeutscher Lloyd] kumpanyasının son inşa ettirdiği “Kayser Wilhelm Dergros” [Kaiser Wilhelm der Grosse] ismindeki vapurun bir resmini derceyliyor. Bir Fransız gazetesi tarafından bir Alman vapurunun fevkaladeliğinin tarifiyle resminin dercolunmuş olması işin ehemmiyetini ilan ettiğinden İllüstrasyon’da “Büyük Tüccar Vapurları” unvanlı makaleyi hülasaten bervech-i ati derceyliyoruz:

Sefain-i ticariyede inkıraz daima nazara çarpıyor. On sene akdem miktar ve sürat-i sefain ile dünyada ikinci dereceyi ihraz eylediğimiz hâlde şimdi yalnız İngiltere’nin dûnunda kalmıyoruz, Almanlar dahi bizi geçmiştir. Hâlbuki sekiz sene daha geçerse şimdiki sürate bakınca Norveç’ten dahi sonraya kalacağımıza şüphe yoktur.  

Son yirmi sene zarfında vapurların sürati hemen iki kat olmuştur. Elyevm yeni vapurların bazısı saatte vasati olarak yirmi buçuk mil gidiyor. Yirmi buçuk mil otuz sekiz kilometre demektir. Şimendiferle mukayese olunursa azdır fakat şurası teemmül olunmalıdır ki denizde gemileri yürütmek, karada demir hatlar üzerinde lokomotif sevk etmeye benzemez.

(…)

Hıtta-i Irakiye’de Bir Cevelan

Muharriri: M. Tevfik

Fi 14 Mayıs sene 313 – Bu sabah erkence davranıldı. Tamam öğle vakti Çamlıbel’in eteğine yanaştık. Yavaş yavaş Çamlıbel’i çıkmaya başladık. Arabamız cibale doğru çıktıkça ben de muttasıl sağıma soluma bakıp çam ağacı arıyordum. Nihayet dağın zirvesine geldik. Çam ağacından hiç eser görmedim. Çamlıbel’in tepesinde birkaç han bulunuyordu. Acaba çamlar ne olmuş? Şimdi arabamız Çamlıbel’i baş aşağı inmeye başladı. İninceye kadar da çamdan katiyen bir eser görülmedi. Ben buraya gelinceye kadar Çamlıbel diye işittikçe cesim çam ağaçları göreceğim diye seviniyordum. Zira çam ormanlarını kokusundan dolayı pek severim.

(…)