';
417 Kapak. Sayı / 4. Sayfa

Miladi Tarih: 9 Mart 1899

Rumi Tarih: 25 Şubat 1314

3. Sayfa
1 Yazı
5. Sayfa
1 Yazı
İfade-i Mahsusa

Bugün dört yüz on yedinci nüshasını vaz-ı mevki-i intişar eden Servet-i Fünûn bu nüshasıyla dokuzuncu sal-i hayatına iptida ediyor. Dokuz sene, öşür asırdan bir yıl eksik; âdeta bir ömür. Onun için gazetemizin serlevhası kenarındaki kelimeleri bu defa bir daha değiştirip sekizinci seneyi dokuz, on altıncı cildi on yedinci diye tashih ederken yazıhanemin başında bir müddet mütefekkir kaldım. Şu saatte dokuz yaşına giren Servet-i Fünûn’un teferruat-ı hayatiyesi piş-i nazarımdan geçiyordu. Merhum Nâbizâde ile ilk nüshayı tertip eylediğimiz günden şimdiye kadar gazetenin bütün sergüzeştini tahattur ediyordum. İlk nüshamız; ah, bunu o zaman ne kadar beğenmiştik!

Sonraki ciltlerin suret-i intişarı da hatırımdaydı Servet-i Fünûn’un şan-ı Osmaniye çespan bir surette temin-i intişarı zımnında taraf-ı eşref-i hazret-i cihan-baniden ibzal buyurulan atufet ve inayet-i maarif-perverane sayesinde Servet-i Fünûn ikinci seneden sonra hakikaten bir musavver gazete oluyordu. O senenin nüshalarındaki güzel levhalar buna şehadet eder. O zaman münderecat programımız henüz tevsi olunmamış olduğu için en ziyade mübahis-i muhtelife-i fenniye ve medeniyeye müteallik makaleler neşrediyorduk. Zaten bu meşgalede sevgili kardeşim Mahmud Sâdık Bey’le yalnızdım. Heyet-i tahririye böylece iki kişiden mürekkep olduğu gibi heyet-i idaremiz de pek muhtasardı; yani yalnız ben vardım. Abone kaydediyor, defter tutuyor, tashih yapıyor sonra da makale yazıyordum! Bu hâl birkaç seneler devam etti.

Servet-i Fünûn ilk nüshadan beri ittihaz ettiği meslek-i müstakim-i had-şinasane sayesinde bilcümle erbab-ı fazl ve namusun mazhar-ı takdir ve iltifatı oluyordu.

(…)